Turco - Inglés
Turco - Inglés
Alemán - Inglés
Francés - Inglés
Español - Inglés
Inglés Sinónimo
Turco - Inglés Frases
Traducción
Eliminar anuncios
Iniciar sesión / Registrarse
Apagar las luces
English
English
Türkçe
Français
Español
Deutsch
Traducción
Sinónimo
Frases
Herramientas
Recursos
Sobre nosotros
Contacto
Iniciar sesión / Registrarse
EN-TR
Turco - Inglés
Alemán - Inglés
Español - Inglés
Francés - Inglés
Inglés Sinónimo
Turco - Inglés Frases
Turco - Inglés
Francés - Inglés
Español - Inglés
Alemán - Inglés
Ocultar la historia
Historia detallada
Eliminar
Historia :
subscribers
hydrogenizing
kept open
redfish
mint geranium
buddle
limit theorem
Brechen
insulation classes
Dimer
d neutron
broken sword
settled area
bioconversion
assistant doctors
post-synchronization
pit peg
instructeur
favor de no...
gobar
internet server
Positioning error
embodied
beta coefficient
First Class Honour
drop something
Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau
Historia
Frases
Significados de
"drop something"
con otros términos en diccionario inglés turco: 117 resultado(s)
Categoría
Inglés
Turco
General
1
General
drop something out of use (word etc.)
v.
kullanımdan kaldırmak
2
General
drop something to the floor
v.
bir şeyi yere düşürmek
Phrasals
3
Phrasals
drop from (something)
v.
bir yerden düşürmek
4
Phrasals
drop (someone or something) on (someone or something)
v.
birine tatsız şeyler anlatmak
5
Phrasals
drop someone or something from something
v.
(takımdan, gruptan) çıkarmak/atmak
6
Phrasals
drop out of (something)
v.
yarıda bırakmak
7
Phrasals
drop (someone or something) on (someone or something)
v.
bir şeyi bir şeyin üstüne düşürmek
8
Phrasals
drop (someone or something) on (someone or something)
v.
birine dert yüklemek
9
Phrasals
drop someone or something from something
v.
birini/bir şeyi yüksek bir yerden bırakmak/aşağı atmak
10
Phrasals
drop out of (something)
v.
birini/bir şeyi bir yerden atmak
11
Phrasals
drop (someone or something) out of
v.
(birini/bir şeyi) dışarı atmak
12
Phrasals
drop out of (something)
v.
bitirmeden terk etmek (aktivite, program, eğitim)
13
Phrasals
drop out of (something)
v.
birini/bir şeyi dışarı atmak
14
Phrasals
drop something on someone
v.
birine kötü bir haber vermek
15
Phrasals
drop someone or something from something
v.
dersten bırakmak
16
Phrasals
drop from (something)
v.
(takımdan, gruptan) çıkarmak/atmak
17
Phrasals
drop something on someone
v.
anlattıklarıyla birinin canını sıkmak
18
Phrasals
drop someone or something on someone or something
v.
birini veya bir şeyi düşürmek
19
Phrasals
drop something on someone
v.
birine dert yüklemek
20
Phrasals
drop (someone or something) out of
v.
(birini/bir şeyi) bir yerden atmak
21
Phrasals
drop something on someone
v.
bir şeyi birinin üstüne düşürmek
22
Phrasals
drop out of (something)
v.
bitirmeden bırakmak
23
Phrasals
drop (someone or something) on (someone or something)
v.
elinden düşürmek
24
Phrasals
drop from (something)
v.
yüksek bir yerden aşağı düşürmek
25
Phrasals
drop something on someone
v.
birine tatsız şeyler anlatmak
26
Phrasals
drop (someone or something) on (someone or something)
v.
birine kötü bir haber vermek
27
Phrasals
drop (someone or something) on (someone or something)
v.
anlattıklarıyla birinin canını sıkmak
28
Phrasals
drop someone or something on someone or something
v.
birini/bir şeyi başka birinin/bir şeyin üstüne düşürmek
29
Phrasals
drop from (something)
v.
bırakmak (ders)
30
Phrasals
drop someone or something from something
v.
bırakmak (ders)
31
Phrasals
drop across (someone or something)
v.
düşüp yayılmak
32
Phrasals
drop something across something
v.
üstünü kaplayacak şekilde bırakmak
33
Phrasals
drop something across something
v.
üstüne yerleştirmek
34
Phrasals
drop something across something
v.
boylu boyunca sermek
35
Phrasals
drop across (someone or something)
v.
üstünü kaplayacak şekilde bırakmak
36
Phrasals
drop across (someone or something)
v.
boylu boyunca yerleştirmek
37
Phrasals
drop across (someone or something)
v.
düşüp kaplamak
38
Phrasals
drop across (someone or something)
v.
üstüne yerleştirmek
39
Phrasals
drop across someone or something
v.
düşüp kaplamak
40
Phrasals
drop across someone or something
v.
üstünü kaplayacak şekilde bırakmak
41
Phrasals
drop across someone or something
v.
boylu boyunca yerleştirmek
42
Phrasals
drop across (someone or something)
v.
düşüp dağılmak
43
Phrasals
drop across (someone or something)
v.
yıkılıp (bir şeyi) tıkamak
44
Phrasals
drop across someone or something
v.
yıkılıp (bir şeyi) tıkamak
45
Phrasals
drop something across something
v.
boylu boyunca yerleştirmek
46
Phrasals
drop across someone or something
v.
boylu boyunca düşmek
47
Phrasals
drop across (someone or something)
v.
boylu boyunca düşmek
48
Phrasals
drop across someone or something
v.
üstüne yerleştirmek
49
Phrasals
drop in (something)
v.
(bir şeyin) içine düşürmek
50
Phrasals
drop below someone or something
v.
birinin/bir şeyin altına düşmek
51
Phrasals
drop into (something)
v.
(bir şeyin) içine düşürmek
52
Phrasals
drop someone or something down
v.
birini/bir şeyi indirmek
53
Phrasals
drop below someone or something
v.
birinin/bir şeyin altına inmek
54
Phrasals
drop someone or something off
v.
birini/bir şeyi (araçla) bırakmak/götürmek
55
Phrasals
drop someone or something off
v.
birini/bir şeyi (araçtan) indirmek
56
Phrasals
drop below (something)
v.
(bir şeyin) altına düşmek
57
Phrasals
drop someone or something off something
v.
birini/bir şeyi bir şeyden aşağı atmak
58
Phrasals
drop below (something)
v.
(bir şeyin) altına inmek
59
Phrasals
drop below (something)
v.
(bir seviyenin) altına düşmek/inmek
60
Phrasals
drop someone or something down
v.
birini/bir şeyi düşürmek
61
Phrasals
drop someone or something off something
v.
birini/bir şeyi bir şeyden düşürmek
62
Phrasals
drop someone or something off
v.
birini/bir şeyi (bir yere) bırakmak/götürmek
63
Phrasals
drop in (something)
v.
(bir şeyin) içine düşmek
64
Phrasals
drop into (something)
v.
(bir şeyin) içine düşmek
Idioms
65
Idioms
drop something like a hot brick
v.
(artık sevmediği bir kişiyle) derhal ilişkiyi kesmek
66
Idioms
drop something like a hot potato
v.
(artık sevmediği bir kişiyle) derhal ilişkiyi kesmek
67
Idioms
drop something like a hot brick
v.
hemen rafa kaldırmak
68
Idioms
drop something like a potato
v.
hemen rafa kaldırmak
69
Idioms
drop a bundle on something
v.
bir servet ödemek
70
Idioms
drop a bundle on something
v.
cebinden çok para çıkmak
71
Idioms
let something drop
v.
üzerine varmamak
72
Idioms
let something drop
v.
üstelememek
73
Idioms
let something drop
v.
ağzından kaçırmak
74
Idioms
drop something like a hot brick
v.
başından atmak
75
Idioms
drop something like a hot brick
v.
birdenbire bağları koparmak
76
Idioms
drop something like a hot brick
v.
aniden ilişkiyi sonlandırmak
77
Idioms
drop something like a hot brick
v.
bir projeyi rafa kaldırmak
78
Idioms
drop something like a hot brick
v.
birdenbire ilişkiyi kesmek
79
Idioms
drop something like a hot brick
v.
bir projeyi sonlandırmak
80
Idioms
drop something like a hot brick
v.
(artık sevmediği bir kişiyle) derhal ilişkiyi kesmek
81
Idioms
get the drop on (someone or something)
v.
(birine/bir şeye karşı) bir avantaj elde etmek/avantajlı duruma geçmek
82
Idioms
drop (something) in (someone's) lap
v.
bir işi birinin başına yıkmak/sırtına yüklemek
83
Idioms
have the drop on (someone or something)
v.
(birinden/bir şeyden) bir adım önde olmak/öne geçmek
84
Idioms
have the drop on (someone or something)
v.
(birine/bir şeye karşı) bir avantaj elde etmek/avantajlı duruma geçmek
85
Idioms
drop (something) in (someone's) lap
v.
şans eseri önüne çıkmak/çıkarmak
86
Idioms
drop (something) in (someone's) lap
v.
bir işi birine yamamak/kitlemek/kakalamak
87
Idioms
drop (something) in (someone's) lap
v.
şans eseri gerçekleşmek
88
Idioms
have the drop on (someone or something)
v.
(birinin/bir şeyin) önüne geçmek
89
Idioms
get the drop on (someone or something)
v.
(birinden/bir şeyden) bir adım önde olmak/öne geçmek
90
Idioms
drop (something) in (someone's) lap
v.
kucağına düşmek
91
Idioms
get the drop on (someone or something)
v.
(birinin/bir şeyin) önüne geçmek
92
Idioms
drop something in somebody's lap
v.
bir işi, sorumluluğu birinin kucağına atmak/bırakmak
93
Idioms
drop something in somebody's lap
v.
bir şeyi birinin sırtına yüklemek
94
Idioms
drop something in somebody's lap
v.
bir işi, sorumluluğu birinin üstüne atmak
95
Idioms
drop something in somebody's lap
v.
bir şeyi birinin başına yıkmak
96
Idioms
drop (someone or something) like a hot brick
v.
(biriyle/bir şeyle) birdenbire ilişkiyi kesmek
97
Idioms
drop a bundle on (someone or something)
v.
(birine/bir şeye) çok para dökmek
98
Idioms
drop (someone or something) like a hot potato
v.
(biriyle/bir şeyle) derhal ilişkiyi kesmek
99
Idioms
drop (someone or something) like a hot potato
v.
(biriyle/bir şeyle) birdenbire ilişkiyi kesmek
100
Idioms
drop someone or something like a hot potato
v.
birini/bir şeyi bırakıvermek
101
Idioms
drop (someone or something) like a hot brick
v.
(biriyle/bir şeyle) aniden ilişkiyi sonlandırmak
102
Idioms
drop a bundle on (someone or something)
v.
(birine/bir şeye) tomarla para dökmek
103
Idioms
drop a bundle (on something)
v.
(bir şeye) bir servet ödemek
104
Idioms
drop someone or something like a hot potato
v.
birinden/bir şeyden hemen vazgeçmek
105
Idioms
drop someone or something like a hot potato
v.
biriyle/bir şeyle birdenbire bağları koparmak
106
Idioms
drop (someone or something) like a hot brick
v.
(biriyle/bir şeyle) derhal ilişkiyi kesmek
107
Idioms
drop someone or something like a hot potato
v.
biriyle/bir şeyle derhal ilişkiyi kesmek
108
Idioms
drop (someone or something) like a hot potato
v.
(birini/bir şeyi) başından atmak
109
Idioms
drop a bundle (on something)
v.
(bir şeye) tomarla para dökmek
110
Idioms
drop (someone or something) like a hot potato
v.
(biriyle/bir şeyle) aniden ilişkiyi sonlandırmak
111
Idioms
drop (someone or something) like a hot potato
v.
(biriyle/bir şeyle) birdenbire bağları koparmak
112
Idioms
drop a bundle (on something)
v.
(bir şeye) çok para dökmek
113
Idioms
drop (someone or something) like a hot brick
v.
(birini/bir şeyi) başından atmak
114
Idioms
drop (someone or something) like a hot brick
v.
(biriyle/bir şeyle) birdenbire bağları koparmak
115
Idioms
drop a bundle on (someone or something)
v.
(birine/bir şeye) bir servet ödemek
116
Idioms
drop a bundle on (someone or something)
v.
(birine/bir şeye) çok para harcamak
Speaking
117
Speaking
did you drop something?
expr.
bir şey mi düşürdün?
×
Pronunciation in context (
out of
)
Pronunciation of drop something
×
Term Options
Corregir / Sugerir
Francés Inglés Diccionario
Español Inglés Diccionario
Alemán Inglés Diccionario
Inglés Sinónimo Diccionario
Google Images
Merriam Webster
Dictionary.com
The Free Dictionary
Abbreviations
Wikipedia in English
Wikipedia in Turkish
Urban Dictionary
German, LEO
Chinese, Dict.Cn
Spanish, SpanishDict
Russian, Multitran.ru
Medical, MedicineNet
İşaret Dili, Signing Savvy